Türkiye Sanal Havacılık Forumu

LAZ EDITION RELOADED

ERIM FUNDA · 722 · 244641

Offline SALIH BASAK

  • Pilot
  • *

    • Posts: 5
mesut.isik 
ben sizin fikralariniz icin demedim genel anlamda fikrimi soyledim fikirlerin aciklanmasi neden bu kadar tepki aldi ?
Salih Baþak


Offline MESUT ISIK

  • Captain
  • *

  • IVAO ID: 200566

    • Posts: 5405
1-
Quote from: scooter
ben laptop kullaniyorum ve asla bir daha laptopalmayi dusunmuyorum masaustunun yerini hic bir sey tutmaz
2-
Quote
eger uyelikte      male     female   diye bir secenek varsa o zaman biraz daha seviyeli olmasi gerekir bence fikralar
3-
Quote from: scooter
mesut.isik ben sizin fikralariniz icin demedim genel anlamda fikrimi soyledim fikirlerin aciklanmasi neden bu kadar tepki aldi ?

şundan dolayı tepki verdim, burası öncelikle sanal havacılık forumu, foruma üye olur olmaz 2nci postunuzda ortada olan bir konuda fikrinizi kabul etmiyorum!
dediğiniz noktalarda haklılık payı var ama önce yazın bakalım biraz başka sanal havacılık konularında ondan sonra bu tarz beyanlarınızı iletin.




Offline ERDIM ELITEZ

  • Moderator
  • *

  • IVAO ID: 221771

    • Posts: 3227


Zoolojik bilgi. 
"Bilindiği gibi, doğa'da çok çeşitli hayvanlar balık avlayarak karınlarını doyururlar. Ayılar, tilkiler, kediler, kuşlar vs vs.


Balık yenilip mideye inince etrafına bakarmış ve eğer mide'de rakı yok ise 30 saniye kadar beklermiş.


30 saniye sonunda hala rakı gelmemiş ise kendi kendine sorarmış;


Beni hangi hayvan yedi acaba?”LOL



Offline SERDAR CAVUSOGLU

  • Second Officer
  • *

    • Posts: 447

Offline CELALETTIN EROL

  • Captain
  • *

  • IVAO ID: 154649

    • Posts: 3368
Büyük şirketlerden birisinin genel müdürü, gerçek bir klasik müzik aşığıymış.



Günlerden bir gün, şehre ünlü bir orkestra gelmiş. Vereceği konserin en önemli parçası da Schubert'ın ünlü 'Bitmeyen Senfoni' siymiş'. Genel müdür bu eseri dinlemek için çok hevesli olmasına rağmen, işi nedeni ile, konsere gidemeyeceğinden, gelen davetiyeyi şirketin verimlilik uzmanına vermiş ve;



"Lütfen bu konsere git ve bana izlenimlerini aktar" demiş.



Genel müdürden aldığı talimatla, konsere giden verimlilik uzmanından, ertesi gün

bir değerlendirme raporu gelmiş.



Sayın Genel Müdürüm diye başlıyormuş.



1- Dört obuacı konserin önemli bir süresinde boş oturdular. Bunların sayısı azaltılırsa konsere daha çok katkıda bulunurlar.

2- Orkestrada on iki kemancı var. Bunların hepsi aynı anda hareket ediyorlar, ve aynı notaları seslendiriyorlar. Bence ciddi bir yanlışlık. Kesinlikle personel tasarrufu yapılmalıdır.

3-Onaltılık notalara ağırlık verilmiş. Doğrusu büyük ziyan. Seyirciler sekizlik ve onaltılık notalar arasındaki farkı anlamaz. Bu nedenle; onaltılık notalarla eser çalarak yüksek ücret alan elemanlar yerine, sekizlik notaları çaldırıp, düşük ücretle çalışan stajyerler kullanılmalıdır.

4-Yaylı sazlarla işlenen pasajlar, nefesli sazlarla aynen tekrarlanıyor. Bu durum gereksiz tekrardan başka bir şey değildir. Dolayısıyla; tekrarlar önlendiğinde, iki saatlik konser yarı yarıya inecektir..



Özet olarak sayın genel müdürüm; eğer Schubert bu önlemleri alsaydı "Bitmemiş Senfoni" kesinlikle biterdi.



Arz ederim efendim.


Offline CELALETTIN EROL

  • Captain
  • *

  • IVAO ID: 154649

    • Posts: 3368
Genç bir kadın, aylardır şantiyede olan kocasına aşağıdaki satırları

yazar:



'Sevgilim,

Biliyorsun, sen şantiyedeyken nur topu gibi bir bebeğimiz oldu. Sütüm

yetmediği için, yavrumuzu besleyebilmek amacıyla bir sütanne tuttum.

Yalnız, bu sütannenin zenci olmasından dolayı çocuğumuz, emdiği sütün

etkisiyle zaman içinde zenciye dönüştü. Haberin olsun dedim.

Bu konuda benim bir suçum olduğunu düşünmezsin umarım.

Öptüm,

Biricik eşin'

*********************************************************************

Kadının kocası da bunun üzerine annesine bir mektup yazar:

'Sevgili anneciğim,

Karım bana gönderdiği son mektupta, sütü yetersiz olduğu için bir

sütanne tuıtmak zorunda kaldığını, o sütannenin zenci olduğunu ve bu

yüzden bebeğimizin renginin de zamanla koyulaştığını yazıyor. Bundan

eşimi sorumlu tutamayız, tabii ki .

Selam ve sevgilerimle'

********************************************************************

Annesi ise oğluna şöyle bir cevap yazar:



'Sevgili oğlum,

Aslına bakarsan, sen doğduğunda benim sütüm de yetersiz kalmıştı.

Ama biz fakir olduğumuzdan dolayı, sütanne tutamayıp onun yerine seni

inek sütüyle beslemek zorunda kalmıştık. Bu durumda takdir edersin ki,

senin safkan bir öküz olmanın ve boynuzlarının sorumlusu ben değilim.


Offline CELALETTIN EROL

  • Captain
  • *

  • IVAO ID: 154649

    • Posts: 3368
Kudüs'te Ağlama Duvarı üzerine röportajlar yapan bir gazeteci yaşlı bir Yahudi'ye yaklaşır. Yaşlı Yahudi bastonuna dayanarak Ağlama Duvarı'na gider duasını yapar.  Gazeteci sorar:



- Bu yaşınızda her gün gelip dua mı ediyorsunuz?



- Evet, 60 yıldır her gün gelip dua ederim.



- Ne için dua ediyorsunuz?



- Barış için, kardeşlik için dua ediyorum. Açlık sona ersin diye dua ediyorum.



- Cok duygulandım. Bu kadar senedir bu güzel duaları yapan birisi olarak ne hissediyorsunuz?



- Valla sanki duvara konuşuyorum!



Offline CELALETTIN EROL

  • Captain
  • *

  • IVAO ID: 154649

    • Posts: 3368
KIRMIZI İBİKLİ KÜÇÜK TAVUK



Zamanın birinde bir çiftlikte kırmızı ibikli küçük bir tavuk yaşarmış. Tavuk kendi yiyeceğini kendisi bulur ve bu güzel çiftlikte çok mutlu bir hayat yaşarmış. Bir gün buğday taneleri bulmuş ve bunları ekerek daha çok yiyecek elde edeceğini düşünmüş. Ancak nasıl ekeceğini bilmediği için arkadaşlarından yardım istemiş:



'- Bu buğday tanelerini ekmek için kim bana yardım edecek ?'



Ördek cevaplamış:

'- Ben yardım edemem, ancak istersen sana kahve tohumu satabilirim. Buğday yerine kahve ekersen, çok para kazanır ve istediğin kadar buğday alırsın.'





Domuz oradan seslenmiş:

'- Ben de yardım edemem, ancak kahve ekersen ürünlerini ben satın alırım.'



Fare hemen atlamış:

'- Ben buğday ekiminden anlamam ancak kahve ekmek için gereken parayı sana borç verebilirim, sonra ödersin.'



Ticaretten ve tarımdan anlamayan kırmızı ibikli şirin tavuk, bu sözler sonrasında kahve ekmeye karar vermiş ve buğdaydan vazgeçmiş.



Ancak kahve nasıl ekilir bilmediğinden yine yardım istemiş: '- Kahve ekmek için kim bana yardım edecek?'



Ördek:

'- Ben yardım edemem, ancak kahvenin çabuk büyümesi için gereken gübreyi sana satabilirim' demiş.



Domuz:

'- Ben kahve yetiştirmekten anlamam ancak kahveleri zararlı böceklerden korumak için ilaca ihtiyacın var, istersen sana satarım' demiş.



Fare de:

'- Gübre ve ilaç için gereken parayı istersen sana borç olarak veririm ' demiş.





Sonunda kırmızı ibikli tavuk çalışmaya başlamış, çalışmıııııış çalışmış.





Kahve yetiştirmek buğday yetiştirmekten daha zormuş ve daha çok gübre ve ilaç gerekiyormuş. Ama tavuğumuz sonunda çok zengin olacağını hayal ederek sabretmiş. Ve sonunda hasat zamanı gelmiş ve gerçekten de tavuk çok miktarda ürün elde etmiş, kendisine yol gösteren arkadaşlarına seslenmiş:

'- Kahveleri satmama kim yardım edecek?'





Ördek:

'- Ben yardım edemem, ancak kahveleri işlemek ve paketlemek için benim fabrikama getirmelisin.'



Domuz:

'- Ben de yardım edemem, zaten her önüne gelen kahve ektiği için kahve fiyatları çok düştü, senin kahven beş para etmez.'



Fare:

'- Ben bu işlerden anlamam, ayrıca artık sana verdiğim borçları ödemen lazım.'



Sonunda kırmızı ibikli küçük tavuk gerçeğin farkına varmış ve buğday yerine kahve ekmenin büyük bir hata olduğunu anlamış, çünkü borç içinde imiş ve yiyecek tek bir lokması yokmuş. Açlıktan ölmemek için yine yardım

istemiş:

'- Yiyecek bir kaç lokma bulmama kim yardım edecek?'



Ördek:

- Ben yardım edemem, senin hiç paran yok.'



Domuz:

'- Ben de yardım edemem, zaten herkes kahve ektiği için buğday eken de kalmadı, yiyecek yok.'





Fare:

'- Ben yiyecek bulamam. Ancak bana borçlarını ödemediğin için para yerine senin tarlanı almak zorundayım, iyi bir tavuk olursan, belki senin o tarlada

boğaz tokluğuna çalışıp, benim için buğday yetiştirmene izin verebilirim.



Şimdilerde bizim kırmızı ibikli küçük tavuğumuz, artık farenin olan eski tarlasında buğday yetiştiriyor ve karnını doyurmaya çalışıyor.


Offline ERDIM ELITEZ

  • Moderator
  • *

  • IVAO ID: 221771

    • Posts: 3227

Ben bu tavugu bir yerlerden hatırlar gibiyim ama hadi hayırlısı.Wink



Offline ERDIM ELITEZ

  • Moderator
  • *

  • IVAO ID: 221771

    • Posts: 3227
Melih Cevdet'e sormuşlar 'evlilik nedir' diye.Eskiden demiş, kız tarafının ve oğlan tarafının ailesi biraraya gelir, yeni çiftin kuracağı yuva için beraber hazırlık yapılır, beraberce yeni ev düzülürdü. Tabi o zamanlar evler genelde bahçe içinde müstakil evlerdi. O yüzden buna 'evlenmek' denirdi. Şimdi ise yeni evliler apartman dairelerinde yani katlarda oturuyorlar, bu yüzden artık evlilik 'katlanmaktır' demiş.'